

Yatağında çektiğin fiziksel ve manevi acılar sana hiç bir şey katmamış belli. Benimde karnımda aldığım bıçak yarasının derinliğini ve halen içimin kanaması sonrasında domuzun derisiyle kapatma girişiminiz devam etmekte. Acıtmıyosun canımı Levo...İçimi parçalamaya bir yerden devam ediyosun. Bir şeyler duyar duymaz elimi kolumu bağlatıp bir suçlu gibi beni yine o lanet yere göndermene anlam veremiyor ve dayanamıyorum. Hani arkamıza bakmıyorduk hani korkmuyorduk. Bir an önce ayağa kalkman dileğiyle. Tanrın seni korusun....
Ne yapayım ben şimdi Levo? Dubai Katar ateşesinde çağırılıyorum. Devam mı tamam mı diyelim....
Hikayenin en babasını yaşattın bana.Benim komsularım bana ; 'evin babası geldi' derlerdi Babalar günümüzzz kutlu olsun Levo.
Seni seninle bırakmaya korkuyorum Levo. Dilime gelipte dillendiremediğim cümleler için dilimi ısırdığım çok oldu. Senin dilinin kemiği yoktu ,ağzından çıkan her kelime her cümle beni yerle bir ediyordu. Hocam derdi ki; Elini kır, ayağını kır gerekirse boynunu kır ama gönül kırma. Gönül kıranın abdesti tutmaz, namazı olmaz.. Bu arada bilmediğin birşeyi de ben izahını yapayım. İşyerinde garip şeylerde olmuyor değil hani. takip ediliyorum araştırılıyorum. Açık ve net şekilde hayatımı bu denli burda dillendirmemem gerektiği konusunda beni uyarmıştın. Korkma Levo; Burada yazılanları okuyupta anlayan insan sayısı 3 kişiyi geçmeyecektir. Burada yazılanlar,şizofrenik kurgulanmış bir kurgu olarak anılarda silinmiş olarak kalacak.
Yaşadığım geçici alanlar beni tekrardan hayata tutunmama sebebiyet veriyor. Kiraz ağacından sızan güneş belli belirsiz 20 derece göbek altı bölgemi yakıyor. Ateşe yaklaştığımız anda yanacağımızı biliyorduk da bu kadar imtihanın da ağır olacağı aklıma gelmezdi. Lakin benim yaptığım kırıldığını gizleme sanatından başka bir şey değildi.
Allah 'a kendimi yakın hissettiğim nadir zamanlardan birisiyim. Saklanmak yerine keşke eskisi gibi hayatın ucunda azıcık tutunabilseydim. Nerde olduğum konusuna gelince ,bir rivayete göre kiraz ağacının altında hülyalara daldığım doğrudur..
Yeniden özledim seni...yine aklım karıştı ...Özlem aklı karıştırır mıydı? Bunları bana öğretmemişlerdi...(Bir gün, benim için şiir yazdın mı hiç demiştin. Göstermiştim, şu heves sensin, şu incinmiş gurur sen, şu utangaç aşk, şu Posta Caddesi’ndeki daktilo sesi, çocukların okul dönüşü sevinci sen..Her şey sendin)demişler. işte öyle birşey ....Sahibi hürmetine gönlümü incitmeyecektim........yine cümleler eksik ,ben eksik.......bu hayat tamamiyle eksik.....
1 Yorum
Cok begendim 💕💕😄 hislere cok güzel tercüman olunmuş
YanıtlaUmarım gününüz güzel geçer:)